Batman v Superman : Adaletin Şafağı Geldi de, Mantığın Şafağına Daha Var Gibi

Lois Lane

“Ben bir hanımefendi değil, gazeteciyim.”

Böyle karakter atmayı biliyorsun ama Rus ajanını profilden bile tanımadın? Ah Lois, ah. Man of Steel’de en beğendiğim şeylerden biri, Lois Lane’nin çok şükür büyük ölçüde “damsel in distress” olmaktan çıkarılarak zeki ve tuttuğunu koparan bir kadın haline getirilmesiydi. Superman’in kim olduğunu araştırıp kendi kendine bulması, açıkçası bana “Oh be!” dedirtmişti. Burada tabii damsel in distress’lik biraz geri dönmüş, ama beni rahatsız etmedi. İnsan halinle süper kahraman sevgili bulursan böyle olur. Bu şimdiye kadar en klişe ama en gerçekçi ve metaforik süper kahraman derdidir zaten; sevdikleri bir şekilde sürekli tehlikededir ve ölürler. Üstelik, Kal-El gibi aidiyet sorunu yaşayan bir adamın kendini tamamen Lois’e vermesi, onu hayatının merkezine koyması normal.

Clark’la ilişkisinin olması gerektiği kadar yansıtıldığını düşünüyorum. Sizi bilemem, ama ben bir daha naylon çoraplı ayaklarıyla Superman’in çizmelerine basan bir Lois Lane görmek istemiyorum. Amy Adams ile Henry Cavill’in kimyasının bu kadar uyuşması çok büyük bir şans. Zaten iş Injustice’a doğru gidiyor.

Hah şöyle işte ya. Birbirlerini seviyorlar. Mutlular. Drama yok. Ben süper kahramanım, bu işler olmaz tribi yok. APTALCA TRİPLER YOK. Keşke Felicity ölse ya.

Hah şöyle işte ya. Birbirlerini seviyorlar. Mutlular. Drama yok. Ben süper kahramanım, bu işler olmaz tribi yok. APTALCA TRİPLER YOK. Keşke Felicity ölse ya.

Filmde çok göründüğünü söyleyenler var. Şimdi, kadın DC evreninin en kilit karakterlerinden biridir. Superwoman titrini bile taşımışlığı vardır. Burada öyle değil tabii de, sinema Pepper Potts’un dahi süper güçler edindiğini görmüşken, Lois’in aktif olduğunu görüp de laf etmek bence adil değil. Ama şu büyük ihtimalle montaja kurban verilmiş bir mızrak sahnesi var ki, Lois benim bir rol yapma oyunumda olsaydı, masadan atardım. Mızrağı geri alması gerektiğinden nasıl haberi olduğu, senaryonun en büyük boşluklarından biri olarak kalmış.

Amy Adams ile ilgili komik detaylardan biri, sette sürekli “Let it Go!” yu söylüyormuş, evde kızı çok söylediği için diline takılıyormuş. O kadar ki, Snyder tabela asmış; “Sette Let it Go’nun söylenmediği günler!” yazıyormuş. Bu cümlenin altındaki sayı daima sıfırmış.

Wonder Woman

“Bu dünyadan olmayan şeyleri daha önce de öldürdüm.”

Öncelikle hoşgeldin abla, şükür kavuşturana diyorum. Anadolulu değil İsrailli geldin, hatta bu yüzden oraları epey karıştırıp “Hollywood İsrail’i kayırıyor, buna alet olmayacağız, filme gitmeyeceğiz!” dedirttin ama olsun, bence şu an tüm o tatavaya değmiş görünüyor. Söyleyeceğim fazla bir şey de yok aslında. Olmuş. Ben kostümünü de, dövüş sahnelerini de beğendim. Dövüş sahneleri dışında, fazla gözükmemesine rağmen karakter inşasını gayet iyi yapmışlar.

bvs_15

“Oğlan çocuklar paylaşmayı bilmiyorlar,” diye Bruce Wayne’e laf soktuğu an benim için tarihe geçmiş vaziyette. Lex “Zeus” dediği anda “Hey Yarabbim, Hey Zeus,” (ya da kimbilir, “Hey, ben?”) diyen alaylı mimiği olsun, Bruce Wayne haşırt diye koluna girdiğinde “Ya neyse şimdi, insan içindeyiz,” diye dizginlenen o Amazon bakışı olsun, gözüktüğü her sahne çok güzeldi. Hele de o Bruce ile yaptığı “Onda bana ait bir şey var,” konuşması, iki süper kahramanın gizli kimlikleri arasında şimdiye kadar çekilmiş en güzel flörtleşme sahnesiydi bence. Superman’in ölümünden sonra Lois’e acıyarak bakan bir sahne, Steve Trevor’u kaybetmiş bir Diana’nın empatisiydi.

Bütün bu anlattıklarım yetmediyse, burada tüm oyuncularla yapılan bir röportaj var.

Yorumlar