Batman v Superman : Adaletin Şafağı Geldi de, Mantığın Şafağına Daha Var Gibi

“Martha!”

“Onlara hiçbir şey borçlu değilsin.”

Filmin dönüm noktasına geliyoruz. Böyle bir empati sahnesi hissizliğe nasıl kurban gitti? Filmin karmaşık, beyni zorlayan kurgusunun üstüne insanlar çok mu basit buldu? Yoksa, sürü psikolojisi kaynaklı bir ön koşullanma mı oldu? Çalışan beyin, kalbe inemedi mi? Yoksa anlaşılmadı mı? Şuradaki adam Batman’in Superman’i öldürmeme sebebinin, çocukluğuyla yüzleşmesi olduğunu sanmış mesela.

Superman ile Batman’in annelerinin isimlerinin aynı oluşu, ancak çok detaylı trivia sitelerinde yazılmış bir şeydi. Açıkçası benim de dikkatimi çekmemişti. Bilmem kaç yıllık bu tesadüfi benzerliğin üzerine bir empati sahnesi kurmak bence iyi bir fikir. Size demin Batman ve Superman’in yaşadığı husumetin çok temel alfa dürtüleri üzerine konumlandırıldığını anlattım. İşte bu da öyle. İki erkek, birbiriyle empati kurar. Yabancılaştırmanın, ötekileştirmenin kalktığı an. Bruce ve Kal- El vakasında bu ötekileştirme çok literal, çünkü Kal-El bir uzaylı zaten. Onu dünyalı bir kadının yetiştirdiğini anladığında, Batman şok oluyor. Beklemiyor böyle bir şey. Geri adım atıyor ve diyor ki, “Bu gece Martha ölmeyecek!”

bvs_14

Bu durum, bir savaşta, savaşan iki ayrı tarafta olup da birbirlerine annelerinin, karılarının, kızkadeşlerinin resmini gösteren iki adamın ellerinin silaha gitmemesi. Çünkü, aynılar aslında. Aralarında Lex yani şirketleri temsil eden bir adam var. Bu adam sizi düşman etti çünkü sizinle kendi başına kapışması mümkün değil. “Önce biriniz diğerini elesin, sona kalanı da ben eleyeyim,” dedi. Tam şirket usulü. Cidden kendi elemiş gibi olacaktı, çünkü Doomsday onun genlerini de taşıyordu. Ama Zod’un Kryptonlu alt yapısı olmadan, Lex’den bir halt olmazdı. Bunu da biliyordu ve hazmedemiyordu. Bruce’da da bu vardı, o da hazmedemiyordu. Sen yıllarca çalış didin, sonra gökten inen adamın teki bunların çok daha fazlasına sahip olsun? Zor bir durum. “İyi adamları bile değiştirebilir.” Bruce hatasını anladı ve geri dönebildi. Lex dönemedi, çünkü hiç dönmek istemedi, moral kaygısı yoktu. Bu kadar basit. Yani şu yukarıda söylediğim son derece metaforik duygu yüklü bir sahne, beğenmeyecek, alay edecek ne var ki?

Ben size ne olduğunu söyleyeyim. Bugün mülteci sorunu yaşayan bir dünya söz konusu. Bir Suriyeli, çocuklarının resimlerini gösterirse “Keşke ailecek geberseler” diyecek kişilerin sayısı hiç az değil. Özellikle batı ülkelerinde bunu görüyoruz. Bugün sinemasında Ruslara en az eskisi kadar laf geçirmeye başlamış, Donald Trump’ı ayakta alkışlayan Amerikalılara bunu anlatamazsınız, dalga geçerler. Bizim geek siteleri de aynen onları kopyaladıkları için, onlar da dalga geçer. Amerikalı hümanistler ise, Snyder’ı dinlemezler, çünkü Gal Gadot İsrailli olduğu için filmi protesto etmekle meşguller. Zaten günümüzün hümanistleri, tıpkı Kingdom Come’daki kontrolden çıkmış süper kahramanlar gibi “Ben daha hümanistim!” kavgasına tutuştukları için kimsenin bir beklentisi yok. O empati kurma, ne yazık ki günümüzün acımasız dünyasında biraz zor yani. O yüzden, bireysele indirgeyerek anlatmaya çalışacağım.

bvs_16

Evime hırsız girmiş. eşyalarımı karıştırıyor. Evim, benim dünyam. Özelime tecavüz. Müthiş sinirleniyorum. Bruce gibi. Kendimi göstermeden bir sopa ya da bıçak kapıp adama saldırıyorum. Şansım inanılmaz yaver gidiyor ve adamı fena halde yaralıyor, kıstırıyor, bıçağı boğazına dayıyorum. Ban zorlukla diyor ki, “Vicdan!” Kaşlarım çatılıyor. “Vicdan’ı kurtar!” Merhamet istemediğini anlıyorum. Şu yazıda epey ironik olacak ama, annemin adı Vicdan’dır. Bir daha söylüyor, “Vicdan onun elinde… Vicdan’ı kurtar!” Sizi bilmiyorum, ama ben bıçağı çeker, adamı bırakırım (Sonra da büyük ihtimalle ölürüm. Ama bu bir süper kahraman filmi). Ama bu beni durdurmaya yeter.

Sizi ikna edemediysem, Batman ıslah etsin. Hazır Batman demişken, “İnan ki onu öldürürüm!” “İnanıyorum,” sahnesi de The Dark Knight Returns’e gönderme.

Yorumlar