Kahramangiller

Fantastik Canavarlar Nelerdir ve Nerede Bulunurlar? – Ansiklopediden Hallice

Harry Potter, çocukluğuma dair hatırladığım en kişisel anılarımın başkahramanıdır. Bir birey olarak hissettiğim her an, kendimi bir Harry Potter kitabının sayfalarına boğulmuş olarak bulmuşumdur. Sıcacık yatağıma uzandığımda, o büyülü Hogwarts merdiveninden çıkan Harry, Hermione ve Ron üçlüsüne eşlik etme arzum daha da artmış ve o dünyada kendimi bir büyücü olarak hayal etmişimdir. Aynı zamanda iyi anılarımın kahramanı olduğu kadar korkularımın da başlangıç noktasıdır Harry Potter. Beni dişli bir suçluyla baş edebilme isteğiyle tanıştıran kitap serisidir. Soğuk kış gecelerinden birinde Profesör Quirrell’in sarığının içinden çıkan “Adını Bilirsin Sen”i okuduğumdaki hissettiklerimle Ateş Kadehinde ete kemiğe bürünen Voldemort’u anlatan mısraları okumamdaki hissettiklerimin zaman içinde atlayan seviyesi, aslında Harry Potter’dan ne kadar etkilendiğimin de kanıtı olsa gerek.

Kahramangiller’deki ilk yazım bana bu hisleri yaşatan kitap serisine getirilecek ek materyaller hakkında duyduğum endişeyi anlatıyordu. Bu duygular sırf günümüz sinema sektörünün kanseri olmaya başlayan “Franchise” kurma çılgınlığı adına mahvedilecek miydi? İngiliz yaşayış tarzını çok iyi aktaran ve dünya siyasal tarihini Harry Potter serisine başarılı şekilde yediren başarılı bir “İngiliz” yazarın çok da hakim olmadığını hissettiğim Amerikan tarihini kullanması iyi bir başlangıç mıydı? Bu başlangıcın kaynak materyali olarak ansiklopedik bir kitap olan “Fantastic Beast and Where to Find Them?”i kullanmak doğru bir karar mıydı? Grindelwald ve Dumbledore’un dostluğu ve karanlık işlerdeki ilk birliktelikleri bir kaç canavarın bavuldan kaybolmasıyla mı anlatılacak ya da bağlanacaktı? Dumbledore’un iyiliğe dönüşü ve Grindelwald’un Avrupa’daki terörü de anlatılacak mıydı? Şunu söyleyebilirim ki, ortaya tüm bu endişelerimi “hikayesel” olarak biraz olsun dindiren ya da geçiştiren, ama onun yerine klasik bir Hollywood filmindeki klişe anlatı unsurlarını kullanan olağan bir film çıktığını söyleyebilirim.

fantastic-beasts-1

Bakın benim bu filmle ilgili “hikayesel” hiç bir itirazım yok. Olamaz da. Grindelwald’un Avrupa’daki terörünün zirvesinde, “aranan” bir büyücü olması, Dumblodere’un kötü amaçlarla anılmayıp direkt döneminin en iyi büyücüsü olarak atfedilmesi, bu öğretmenin yetenekli bir öğrencisinin hikayesinin etrafından anlatılmaya başlanması net bir şekilde çok doğru kararlar silsilesi adeta. Fakat bir sorun var: Ansiklopedik bir kitabın kaynak materyal olması, her filmde sorun ortaya çıkaran bir “fantastik canavar”ın işlenmesiyle kullanılacaksa çok eğreti duracak benden söylemesi. E bu durumda 6 filmlik bir seri başlatıyorsanız daha rol yapma oyunu mantığına uygun bir parti yaratıp fantastik canavarları da onlara kullandırtarak akışkanlığı sağlamak bana daha mantıklı bir karar olurmuş gibi duruyor. Çünkü fantastik kurgulu kitapların “uzun macera” özelliği taşıması gerektiğini düşünürüm hep. Birbirinden farklı özellikleri olan bir grup karakterin bir amaç uğruna uzun bir yolculuğa çıkmasını okumak, benim de o karakterlerin arasına katan bir macerayı deneyimlememi sağlar. Bu tarz hikayelerin onlarca kitabı olabildiği gibi Hobbit gibi tek bir kitapta da sonlanabilir. Böyle durumlarda da Hobbit filmi gibi ek sahnelerle filmi genişletme kararları alınıp kaynak materyalden uzaklaşmak kötü kararlar olarak algılanır. O serilerin en ekstrası, en az tirajlı olanlarıysa arka planında o maceraya dair nesneleri, hayvanları, türleri, canavarları tanıtan ansiklopedik içerikli kitaplardır. Hobbit bir macera kitabı olmasına rağmen nasıl kesilip genişletilip 3 filme yayıldıysa ve yayıldıkça tatsızlaştıysa bu filmin de böyle bir materyale dayandığı için yavanlaşacağını düşünüyordum.

Yorumlar