Geçmişten Geleceğe Star Wars Filmlerindeki Derinlik

Kahramangiller, şahit olmuşsunuzdur, Star Wars bölüm 7’yi izleyenler arasında yüzlerce fikir ayrılığı oluştu. Üzerinde tartışılan onlarca konu var, ancak filmi her şeyiyle beğenenler arasında şöyle bir söylem de yaygın; ne olursa olsun ön üçlemeden iyidir. Aslında bu söylem film çekilmeden önce de yaygındı: Ne olursa olsun ön üçlemeden kötü olamaz. Şahsen pek katılmadığım bir söylem, ön üçlemenin, en azından bölüm 2 ve 3’ün göründüğünden daha dolu filmler olduğunu düşünenlerdenim.

Gecikmeden bir not düşeyim, bu yazı tamamen bana ait fikirlerden oluşmakta olup, hem bütünüyle subjektif, hem de bütünüyle daha önce farklı medyalarda yapılmış yorumlardan bağımsızdır. Bu yüzden internette görmeye alışık olmadığınız türden iddialar göreceksiniz, şaşırmayın. Ya da şaşırın, size kalmış. Ayrıca Lucas’ın yaratımı olan Star Wars evrenine bolca selam göreceksiniz, varsa ön yargılarınızı bir süreliğine kenara bırakabilirseniz sevinirim.

Yazı Güç Uyanıyor filmi özelinde olmaktan ziyade, gerçekleştiği andan beri tartışmalara yol açan, Disney’in Lucas Films’i satın alması ve bunun Star Wars serisine yansımasıyla ilgili. Odak noktası da, yazının başlığından anlaşılacağı üzere, seri daha çok para yapmak için hafifleştiriliyor olup olmaması. Dikkat ederseniz seri diyorum. Markayı toptan ele almayacağım. Ayrıca animasyonları da hariç tutuyorum. Bu hariç tutmaların sebeplerine kısaca değineyim.

Traş hikayedir ama en azından orijinaldir.

Traş hikayedir ama en azından orijinaldir.

Birincisi; geçmişte Expanded Universe adıyla anılan yan ürünlerin belirli bir kalite standardı tutturmuş olamaması. Dahası, orijinal üçleme ve ön üçleme arasında yazılan, çizilen eserlerin önemli bir kısmının (edebi anlamda belirli bir kaliteyi yakalasalar da) SW evreninin ruhuna açıkça aykırı olması. Aslında EU (Expanded Universe – Genişletilmiş Evren) ile dimağları şekillenen pek çok SW fanı, ön üçleme ile bu yüzden barışamamıştır. Ama hemen fikrimi belirteyim, ben EU için yazılıp çizilen öykülerin çoğunluğunu cheesy buluyorum. Her karakterin aşk yaşaması, hepsinin çocuğunun olması ve tüm çocukların karanlık tarafla sınanması zamanında ilgimi çekiyordu ama bu öykülerden iyi bir film serisi çıkacağını asla düşünmedim.

İkinci nedeni ise şu: Disney ve Marvel’ın ürettiği yeni SW literatürü, filmler ile aynı kitleye hitap etmiyor. Marvel dikkat ettiyseniz daha önce Dark Horse’tan çıkmış olan bazı çizgi romanları yeniden bastı. Bir kaç tane de yeni seri çıkardılar, ama içeriğine baktığınızda tam çizgi roman kafası, bol olaylı, bol revelation’lı (ifşa), bol karakterli, hoş ama diğer çizgi romanlardan farklı olmayan öyküler.

Yeah! Fuck you!

Yeah! Fuck you!

Üçüncüsü animasyonlarla ilgili. Daima merak etmişimdir, bu kadar para yapan bir markanın niçin yüksek bütçeli bir live-action dizisi ve çok üst kalite bir animasyonu olmadı diye. Disney markayı satın aldığında bu konuda ümitlenmiştim ama o da boşa çıktı. Önceklikle prodüksiyon konusunda, biraz klişe olacak ama Game of Thrones’un çekilebildiği bir dönemde kaliteli bir Star Wars live-action dizisi yapılamıyor olamaz. Elbette SW, piyasadaki pek çok markadan daha önemli ve sorumluluk istiyor ama daha çok para kazanacağı da bir gerçek. Onu geçtim, elinde dünyanın en iyi 3D animasyon ekiplerinden üçünü barındıran Disney niçin muazzam bir animasyon kalitesi yakalayamıyor?

Yorumlar