Geçmişten Geleceğe Star Wars Filmlerindeki Derinlik

Belki rast gelmişsinizdir, Huffington Post’ta bir yazar filmde bir sürü “plot hole” bulduğunu iddia etti, peşinden en az 20 tane daha böyle yazı gördüm. Bir şeyin plot hole kabul edilebilmesi için imkansızlık düzeyinde bir çelişki ya da tutarsızlık olması gerekir ki Jediların forceların havada uçuştuğu bir kurguda imkansızlıktan bahsetmek bence pek mümkün değil. Özünde bu yazarlar filmin beğenmedikleri kısımlarına plot hole demişler. Filmde plot hole oluşturabilecek giriftlikte bir plot da yok zaten. Filmdeki pek çok olay, bütünsel bir kurgunun mekanizmaları gibi işlemek yerine, sadece oluyor. Uçları havada, cevaplanma zahmetine girilmemiş.

Zaten burada oluşan tüm bu boşluklar “bir sonraki bölüm ele alınabilir” diye kabul edilebilir ancak iki tanesi çok dikkat çekici ve Bölüm 7 bu konularda tatminkar olmaktan çok uzak. Zaten filmi eleştiren pek çok kişi de bunları konuşuyor:

  1. New Republic neydi ve First Order nereden çıktı?
  2. Luke Jedi yetiştirmekte nasıl başarısız oldu ve Ben Solo nasıl ve niçin karanlık tarafa geçti?
Evlat olsa sevilmez diye bir şey var ya...

Evlat olsa sevilmez diye bir şey var ya…

Aslında bu iki soru birer ikon niteliği taşıyor. Star Wars serisi, dolu dizgin aksiyonu ve şeker mi şeker karakterlerinin yanı sıra, üç farklı boyutu olan muazzam bir derinliğe de sahiptir. Bu derinliğin birinci boyutu (bence), evrenidir. Star Wars’un zihinlerimizde yer alışı asla ikonik gezegenlerinden ve tuhaf ırklarından bağımsız olmadı ve belki de diğer bilim kurgu markalarından en büyük farkı, izleyicinin hayal gücünü zorlayan evreniydi (ben Avatar gibi sıradan bir filmin gişe rekoru kırmasını da bu formüle bağlıyorum). Bölüm 7 de bu anlamda genel olarak başarılı. Gezegen tasarımları, hele ki Jakku, ne bileyim oku oku bitmeyen bir destan gibi desem? Farklı ve tuhaf ırklar, hem SW evrenine yaraşacak cinsten, hem de çoğu gerçekten orijinal. Sınıfta kaldığı tek öğe, uzay gemisi tasarımları. Şöyle söyleyeyim, TIE fighter ya da B-Wing gibi tasarımlar Star Wars evreni dimağlarımıza sokmadan önce mevcut değildi. Ama yeni film bu konuda bir yenilik getirmedi.

Diğer iki derinlik boyutu ise siyaset ve force. İşte yukarıdaki iki soru da Bölüm 7’nin bu iki konudaki yetersizliğini işaret ediyor. Gelin bu iki derinlik boyutunu filmler gözünden ele alalım.

Politika Kansız Savaştır, Savaş İse Kanlı Politika

Siyasi derinlik, Star Wars serisinin en tartışmalı konularından biridir. Ancak Lucas’a göre hiç bir savaş, arkasındaki siyasi sebepler olmadan ele alınamaz. Bu yüzden ilk filmde dahi salt iyiler ve kötüler değil, yıkılmış bir Cumhuriyet üzerine kurulmuş bir imparatorluk ve onu çökertmeye çalışan isyancılar var. İsyancılar, bizim dünya tarihinden bildiğimiz anlamda köklü bir düzeni yıkmaya çalışmıyor; bilakis zorbalıkla yönetimi ele geçirmiş bir imparatora karşı savaşıyor ve bu yüzden sıradan halktan destekçi bulmakta zorlanmıyorlar. Tek sorunları, tüm galaksinin imparatorluktan feci şekilde korkması. Görüleceği gibi imparatorluğa hizmet etmeyen hiç kimse (örneğin Han Solo ya da Lando Calrissian) isyancılarla karşılaştığında bir düşman görmüş gibi olmuyor, zira kimse imparatorluğa gönülden bağlı değil, ancak Han fiyatını artırırken, Lando kendisi ve halkı adına korkup kirli pazarlıklara giriyor.

Yorumlar