Geçmişten Geleceğe Star Wars Filmlerindeki Derinlik

Öyle ya da böyle, bölüm 1’de hafife alınamayacak bir plot var ve bunu bilmeden bölüm 6’da şimşekler fırlatır şekilde tasfir edilen süper-kötüyü anlayamazsınız. Anlamak gibi bir derdiniz yoksa ne ala, ama Star Wars’u genel olarak daha iyi okumak istiyorsanız, bu yüzden bu gibi yazıları okuyorsanız, ön üçlemedekinden daha kaliteli bir öyküyü ne genişletilmiş evrende, ne de Marvel’ın yeni SW serilerinde bulamazsınız. Yanlış anlama olmasın, genişletilmiş evrendeki özellikle Old Republic döneminde geçen öykülerde gayet sıkı politik plot örnekleri de yok değildir, ama bana kalırsa en iyisi Lucas’ınkiler. Bu anlamda Bölüm 1’i es geçerseniz hiç bir şey kaybetmezsiniz iddiasındaki Machete Order, aslında “Star Wars for dummies”ten başka bir şey değildir.

İşte bunlar hep CGI.

İşte bunlar hep CGI.

Malum, Bölüm 2’de galaktik siyaset iyice görünürlük kazanır. Yine bilmeyen, hatırlamayan ve anlamamış olanlar için şöyle bir hatırlayalım: Kont Dooku, senatonun kokuşmuşluğunu kullanarak, zaten kopmuş olan Ticaret Federasyonunu, diğer bazı teknoloji federasyonlarını ve dış sektörlerdeki bir çok sistemi Cumhuriyet’ten bağımsız bir çatı altında toplar. Bu ayrlıkçı oluşumda yer alan gruplar, neye bulaştıklarını tam olarak bilemediklerinden çılgınca silahlanmaktadır. Böyle bir savaşa karşı bir hazırlığı olmayan senato, yalnızca bu olayı incelemekle yetinir ve aksiyon almaz, ancak yanlışlıkla bırakılmış süsü verilen bir dizi tuhaf ipucu, Obi Wan’ı haritalardan silinmiş bir gezegen olan Kamino’ya yönlendirir ve bu gezegende, yıllar önce ölmüş bir Jedi tarafından sipariş edilmiş dev bir klon ordusu üretildiği keşfedilir. Elbette bu siparişin de izleyici gözünde sorumlusu Palpatine’den başkası değildir. Obi Wan, fazla merakı sonucu ayrılıkçıların karargahını da (ve dolayısıyla üretmekte oldukları silah gücünü de) keşfeder ve böylece, Cumhuriyet yeni keşfedilen klon ordusunu kullanarak top yekün savaşa dahil olur. Galaktik boyuttaki savaş sayesinde, normalde bir meclis başkanından fazla yetkisi olmayan Palpatine, senato oyuyla savaş sonuna kadar sürecek şekilde olağanüstü hal ve sıkı yönetim ilan eder. Elbette izleyici onun aslında savaşın iki tarafına birden hükmettiğini bilmektedir. Bu yüzden galaksinin olabildiğince dört bir yanının savaşa dahil edileceği izleyiciye aşikardır. Ancak SW evreni ayrılıkçıların başını bir Jedi olan Dooku’nun çektiğini zannetmektedir.

Ben Bölüm 2’yi izlerken bu zinciri beklenmedik ve zekice bulmuştum. Elbette bir kere klon ordusunun hangi tarafta olduğunu öğrenince bir daha unutamıyorsunuz ve müteakip izlemelerde sürpriz faktörü olmuyor, ancak ilk kez izlerken Dooku’nun paralı askeri Jango Fett’in eğittiği klon ordusunun, sonunda ayrılıkçılara hizmet edeceğini düşündüğümü ve Yoda’nın emrinde savaşa dahil olduklarında şaşırdığımı hatırlıyorum.

Bölüm 3’te ise olaylar, buraya kadar olanları doğru okuyanlar tarafından tahmin edilebilir şekilde ilerledi, tek bir şey hariç: Order 66.

Execute Order 66!

Execute Order 66!

Klon savaşları, planlandığı gibi tüm galaksiyi yerle bir etmiştir ve ayrılıkçıların tüm liderlerinin bir bir katledilmesiyle sona erer. Politik liderleri Dooku, Anakin’e kurduğunu düşündüğü bir tuzak operasyonda efendisi Palpatine’in planları dahilinde düştü; ayrılıkçı orduların komutanı Grievous, Obi Wan tarafından öldürüldü, ayrılıkçı konseydeki tüm liderler de Mustafar’da Palpatine’in emriyle Anakin tarafından idam edildi. Burada gözden kaçabilecek detayı atlamayalım, bu ölümlerin sonunda Darth Sidious’u bizzat tanıyan ve savaş bittikten sonra ifşa edebilecek hiç kimse kalmadı (elbette yeni öğrencisi Anakin hariç). Kazanan tarafın muzaffer lideri Palpatine ise (suikast girişimi bahane), halkın sevgilisi olarak alkışlar eşliğinde imparatorluğunu ilan etti.

İnternet ne yaptı etti, bu güzelim filmleri Simon Pegg gibi palyaçoların elinde maymun etti, yeni kuşak da tutup bu adama bir Star Wars filminde rol verdi.

İnternet ne yaptı etti, bu güzelim filmleri Simon Pegg gibi palyaçoların elinde maymun etti, yeni kuşak da tutup bu adama bir Star Wars filminde rol verdi.

Beni gafil avlayan ise yukarıda belirttiğim gibi Order 66 oldu. Galaksiye yayılan savaş sayesinde efendi gibi işini yapan milyonlarca klonun, aslında omuz omuza savaştıkları Jedi’ları yok etmeye programlanmış olmaları, bana göre gerçekten bilim kurgu filmleri tarihinin yazılmış en etkileyici plot twistlerinden biriydi.

Diyeceğim o ki, ön üçlemede iyi ve kötü birçok şeyin yanı sıra, öykü anlamında böyle mücevherler de yer alıyor.

Ama ortalama izleyici bu filmlerin değerini anlamadı. Ve sonuç? Siyasetin var olmadığı, mutlak kötülerin ve mutlak iyilerin var olduğu ve amaçsızca çatıştıkları bir Star Wars filmi.

Yorumlar