Kahramangiller

Pan’ın Labirenti: Acımasız Dünyada Yetişkin Masalları Anlatmak

Savaş nesiller boyu insanları yaralamış, katletmiş ve en sonunda dünyamıza amansız bir yara bırakmıştır. Hitler, Mussolini ve Franco gibi faşizmin liderleriyle beraber ilerleyen yıllarda savaş daha kanlı bir hal almıştır. Bu savaş ortamıysa yedinci sanat olan sinemaya bir çok malzeme sunmuştur. Stanley Kubrick’in efsanevi Paths of Glory filminden tutun, Polonski’nin Piyanist‘i ve kırmızı ceketi ile semalarda süzülen küçücük kızı ile hatırladığımız Steven Spielberg imzalı bol Oscar ödüllü Schindler’in Listesi. Tüm bu filmler arka plana aldığı savaşla büyük insanların buhranlarını anlatırken Guillermo del Toro’nun şaheseri Pan’ın Labirenti veya özgün adıyla El Laberinto Del Fauno bizlere hem İspanyol sinemasının muhteşem güzelliğini hem de savaş ortamındaki hayallerle bezenmiş bir çocuğun acıklı hikayesini ele alıyor.

Yönetmen Guillermo Del Toro ve Pan

Yönetmen Guillermo Del Toro ve Pan

Guellermo Del Toro sinema tarihinin belki de en bahtsız yönetmenidir. Daha önce kendisine tonlarca film teklifi sunulmuş, yapım aşamalarına kadar tartışılmış ancak bu hikayeler gün yüzüne çıkamamıştır. Kendisiniyse Pan öncesinde çektiği Hellboy ve Blade II gibi çizgi roman uyarlamaları ve yine İspanya’da savaş ortamından yola çıkarak çektiği Şeytanın Belkemiği ile tanırız. 2006 yılında vizyona giren Pan’ın Labirenti ise Del Toro’nun hem yazıp hem yönettiği bir işti. Film vizyona girdi ve beraberinde olağanüstü eleştiriler getirdi; neredeyse her sinemasever filme hayran kaldı, dünyanın en büyük film eleştirmeni olarak bilinen Roger Ebert ise filmde 4 yıldız üzerinden 4 yıldız vererek sitesinde ”Great Film” statüsüne ulaştırdı (Roger Ebert sinema eleştirilerine yıldız sistemini yerleştiren ilk isimdir).

Pan’ın Labirenti elbette tüm bu güzel şeylere kayıtsız kalamadı ve 6 Oscar adaylığı ile bunu taçlandırdı. İçlerinde En iyi yabancı film (İspanya) ve En iyi özgün senaryo dahil bu 6 adaylıktansa evine 3 ödülle döndü. En İyi Makyaj, En iyi set tasarımı ve En iyi sinematografi. Anlayacağınız Pan, Del Toro’yu bir marka yapmaya yetti de arttı. Karanlık, kanlı ve iç karartan atmosferleriyle daha önce Kahramangiller’de de incelediğimiz Kızıl Tepe, Del Toro hayal gücünün şahane yansımasıdır.

Hayaletler, Korkunç Sırlar ve İngilizlik: Kızıl Tepe

Periler, Masallar ve Krallık

1944 yılı İspanya. Kanlar içinde yerde yatan Ofelia adındaki çocuk ile başlar film. Hayallerle yaşayan küçük kız annesiyle beraber İspanyol İç Savaşı sırasında faşist komutan Vidal’in yanına taşınır. Vidal Ofelia’nın annesi ile evlenmiş ve kendisinden bir erkek evlat bekleme hayalleri ile tüm kasabaya bu kutlu haberi yaymıştır. Yazının en başında saydığımız o faşist isimlere kıyasla Vidal daha kanlı, vahşi ve acıma duygusu sıfır olan negatif bir komutanı canlandırır. Ofelia tüm bu olanlara rağmen annesinin hastalıklarına yardımcı olmaya ve okuduğu masallarla periler, ruhlar ve cinler aleminde hayallere dalmakla meşguldü. Del Toro’nun alemet-i farikası karanlık ortam filmde kendisine ziyadesiyle yer bulur. Pan’ın ilk ortaya çıkışı ve Ofelia’nın ona ulaşmak için labirentten geçtiği sahnede neredeyse sıfır görsel efekt kullanılmıştır. O sahnede Ofelia’nın takip ettiği peri ve ortamın karartılması dışında bilgisayar müdahalesi herhangi bir şekilde yapılmamıştır.

Guillermo Del Toro'nun kendi çizimlerinden oluşan günlüğünden sayfalar

Guillermo Del Toro’nun kendi çizimlerinden oluşan günlüğünden sayfalar

Pan, yani Ofelia’nın görev dağıtıcısı kendisine bir prenses olduğunu ve yıllardır babasının onu aradığını dolunay olmadan da görevleri tamamlayıp kendi krallığına dönmesi gerektiğini söyler. Pan’ın bahsettiği o krallıksa masallardan farksızdır. Kötülüklerin ve yalanların olmadığı, iyiliğin egemen olduğu bu krallıktan kaçan Ofelia’yı anlatan Pan’a karşı kendisi anlam veremese de görevleri yapmayı kabul eder. Pan Ofelia’ya bir defter verir. Ne zaman görev yapma vakti gelse ona yapacaklarını anlatan ve sadece zamanı geldiğinde dile gelen bu deftere karşılık Ofelia şaşkınlığını saklayamasa da o masallara ve perilere inanan masum bir prensesten başkası değildir. Filmin gelişme kısmındaki ilerleyiş bu şekildedir.

Yorumlar

  • Doğa Önen

    Ya ne güzel filmdir bu.. duygulandım vallahi 🙁