Kahramangiller

Terminator Genisys: Şaşkınız Ama Mutluyuz!

Hayranlarının uzun zamandır beklediği “Terminator Genisys”, bu hafta vizyona girdi. İtiraf etmem gerekirse filmden önce biraz ihtiyatlı ve bir miktar önyargılıydım. Bu önyargının yerinde olup olmadığını ise spoiler içermeyen bu yazıyla anlatmaya çalışacağım.

terminator-genisys-crew

Doctor Who?

“Terminator Genisys”, ilki 1984 yılında çekilen “The Terminator” filmiyle başlayan serinin son halkası. Serinin yaratıcısı James Cameron, “The Terminator” ve Terminator 2: Judgement Day” filmlerinin ardından seriyi bıraktı. Daha sonra iki film daha çekildi ancak bu filmler beklenen başarıyı sergileyemedi.

Yönetmen koltuğunda “Oz”, “Deadwood”, “Game of Thrones” dizileri ve yakın zamanda “Thor: The Dark World” filmiyle tanıdığımız Alan Taylor’ın oturduğu Terminator Genisys, ilk iki filme zarif ve alçakgönüllü referanslar veren ve izleyiciye hoş dakikalar yaşatan bir yapım olmuş. Fragmandan da anlaşıldığı üzere ilk filme yapılan saygı duruşu niteliğindeki göndermeler (buna kamera açıları, diyaloglar, kostümler dahil) izleyenlere keyifli dakikalar yaşatıyor. Sonrasında gelen twist’ler ise keyfi, heyecan ve endişeye dönüştürüyor.

Gelecek Değiştirilebilir, Peki Ya Geçmiş?

Terminator ekibiyle birlikte yıllar boyunca geleceği değiştirmeye o kadar odaklandık ki, geçmişi değiştirme düşüncesi ezberimizi bozdu. İyi ki de bozdu. İlk iki filmin yarattığı Terminator evreni her ne kadar değiştiril(e)mez görülse de, elinizde bir zaman makinası ve Arnold Schwarzenegger varsa dünya üzerinde değiştiremeyeceğiniz çok az şey vardır. Diğer yandan üzerinden 31 yıl geçmiş bir serinin halen aynı mekan, aynı karakterler ve aynı olay örgüsüyle izlemek damağımızda bir nostalji tadı bırakmaktan öteye gidemezdi.

Filmin yönetmeni Alan Taylor’ın Terminator serisini ilk ele aldığında söyledikleri de bu fikri destekler nitelikteydi. Yönetmen verdiği bir röportajda, Christopher Nolan Tim Burton’ın Batman’ine ne yaptıysa kendisinin de Terminator serisine aynı şeyi yapmak istediğini söylemişti. İlk iki filme saygı duymak ve hikayeyi ordan alıp yeni bir olaslıklar denizine bırakmak. Ortaya çıkan işler arasında karşılaştırma yapmak gerekirse, kırmızı çizgileri çok daha belirli olan ilk iki Terminator filmini ele alan Taylor’ın, Nolan’dan daha başarılı bir iş çıkarmış olduğunu söyleyebilirim. Tabu halini almış karakterler, roller ve hikayeyi miras alan yönetmen, ortaya üzerinde düşünmeye açık, yeni sorulara gebe bir film çıkararak vizyon sahibi olduğunu kanıtlamış.

terminator-genisys-john-connor-kyle-reese

Baba – Oğul Makine Avı

Evrim Canlılara mı Has?

Filmde Skynet’in duruşu politik olarak önceki filmlere nazaran daha ikna ediciydi. İlk seride insanlığın sonunu getirme aracı olarak nükleer silah kullanan Skynet, yeni seride çok daha zarif bir yöntem geliştirmiş. Bu beni memnun etti ancak pek şaşırtmadı, çünkü kısıtlı yazılımıyla T-800 bile hissetmeyi öğrebiliyorsa, onu üreten Skynet’in insan duygularını, açmazlarını öğrenip kendini buna uygun olarak geliştirmesi, deyim yerindeyse hatalarından ders alması akla oldukça yatkın. Bu noktada Skynet’in öğrenen/evrilen başarılı bir yapay zeka uygulaması olduğunu bir kez daha görmüş olduk.

terminator-genisys-sarah-connor

“Yaşamak istiyorsan benimle gel!”

Yeni Hikaye, Yeni Oyuncular (Sözüm Arnold’dan Dışarı)

Öyküdeki dönüşümlerden biri de Kyle Reese’in süreçteki rolü olmuş. Hikayedeki önemi artan Reese, filmin sadece anlatıcısı değil, aynı zamanda olay akışını etkileyen bir özne haline gelmiş. İlk filmde Sarah’yı hamile bıraktıktan 24 saat sonra ölen bir sperm donörüyken, “Terminator Genisys”te tabiri caizse tarihin akışını değiştirmiştir. Kyle Reese ile ilgili tek handikap, karakteri Jai Courtney’nin canlandırmış olması. Courtney, film boyunca fazlaca görünmesine rağmen, tekdüze ve ikna edicilikten uzak oyunculuğuyla güçlü bir etki bırakamadı.

Sarah Connor’a gelince; itiraf etmeliyim ki filmin ilk yarısı Emilia Clarke’a alışmakla geçti. Ama bu tahmin ettiğim kadar zor olmadı. Linda Hamilton’a oranla hayli minyon olan cüssesiyle algılarımla ve duygularımla oynasa da sonuç itibariyle Clarke’ın başarılı bir performans sergilediğini söyleyebilirim.

Bu yazı, "Terminator Filmleri Yazı Dizisi" adlı yazı dizimizin bir parçasıdır.

Yorumlar