The Last Jedi – Jedi’lar Yerine Star Wars’un mu Sonu Geliyor?

Canto Bight

Yoğun şekilde eleştiri odağı olan bir diğer konu da filmde oldukça uzun ekran süresi teşkil eden Canto Bight alt-konusunun ana hikaye ile kopuk ve sonuçsuz oluşu. Bu görüşün altında, Finn, Rose ve Poe’nun bu planının Holdo’nun iletişimsiz tavrı yüzünden oluşturulması ve sonuçta başarısızlığa uğraması yatıyor. Holdo’nun iletişimsiz tavrının biraz gerçek dünya askeri düzenini andırdığını ve isyancılara pek yakıştıramadığımı söylemek zorundayım. Ancak plan başarısız olsa da bir yere bağlanmadığını söylemek doğru değil. Zira isyancıların bu başarısızlığı, sonuçta DJ karakterinin isyancıların B planını ele vererek First Order’ın görünmezlik dedektörlerini çalıştırmasına sebep olarak, negatif de olsa bir sonuç verdi.

Ayrıca filme dair pek çok etik ve siyasi mesaj da Rose, Finn ve DJ üzerinden veriliyor. Bu mesajların bolluğuna baktığımızda Johnson’ın mesaj kaygısı taşıdığını görüyoruz. Bunca mesaj filmin ana plotuna ve karakterlerine yedirilmeye çalışılsa ciddi bir çorba olabilirdi.

Bir de şu var ki Canto Bight gibi sahneler, Star Wars evrenini genişletmeye yarıyor ve hem bizim hayal gücümüz, hem de yan medyalar sunacak yazarlar için açık uçlar bırakıyor. Lucas’ın da bu tavrı bolca kullandığını unutmayalım. Bugün bize baş döndürücü bir karnaval gibi görünen Canto Bight’ta, pek çok silah tüccarı, ne idüğü belli olmayan bir şifre kırıcı, DJ, süpürgeli çocuk Temiri Blagg ve bir sürü gizli cameo var. Bence buradan bir Mos Eisley gibi pek çok yan öykü çıkartılır ve ben buna açığım.

Mantık Hataları

Önceki yazımda da belirttiğim gibi Star Wars’dan günümüz bilimine uymasını beklemem. Ancak filmlerin göze batmayacak derecede kendi içinde tutarlı olmasını beklerim. Örnek vermek gerekirse The Phantom Menace’daki ünlü düello sahnesinde hikayenin kaderini belirleyen bir tutarsızlık vardır. Filmin başına force kullanarak şimşek hızında koşabilen Obi Wan Kenobi, filmin sonunda enerji kapılarının açılıp kapandığı sahnede normal bir insan hızında koşarak geride kalıyor ve ustasının ölümünü seyretmek zorunda kalıyordu. Bu gibi şeylerden bahsediyorum. Yine de konu force kullanımı olduğunda, gerek konsantrasyon, gerek odaklanma, gerek enerji gibi ekranda görünmeyen değişkenler devreye giriyor, onun için bunu affedebilirim.

Takmadığım bir diğer tutarsızlık ise üçlemeler arasındakiler. Obi Wan’ın neden R2D2’yu tanımadığı ya da Yoda’ya “senin beni eğittiğin gibi” demesi bence göz ardı edilmesi gereken şeyler. Üçlemelerin aralarında 20-30 yıl olduğunu ve pek çok detayın sonradan yazıldığını bilmiyormuş gibi yapmaya gerek yok. George Lucas’ın sevilen droid R2D2’yu 3 film boyunca Obi Wan’dan kaçırmaya çalışması ya da yerine çakmasını koyması (biri BB8 mi dedi?) abes olurdu.

Ama The Last Jedi’da bazı şeyler gerçekten üzerine fazla düşünülmeden yazılmış gibi duruyor. En başta yakıt kavramının G. Lucas filmlerinde olmadığını hatırlatmak isterim (benzin hortumuna benzeyen bir hortum gördük ama filmlerde hiç bir şeyin yakıtı ya da enerjisi bitmiyor ve bu bilerek alınmış bir karar). Rogue One ve Rebels’da çok ön planda olmayan şekilde lafı geçen yakıtın The Last Jedi’da bu kadar ön plana konulması, yakıtı biten gemilerin uzayda aynı hızda gitmeye devam etmek yerine aşağı (!) düşmeye başlamaları… Üzerine fazla kafa yorulmamış detaylar. Herhalde 9. bölümde mermisi biten silahlar da görürüz.

Hiperuzayda izleme aslında Star Wars için yeni bir kavram değil, Rogue One – A New Hope geçişinde zaten hiperuzayda bir izleme var. Ayrıca Obi Wan’ın Jango Fett’i izlediği gibi bir böcekle de bu yapılabiliyor. Ancak filmde özellikle sadece Snoke’un gemisinin bu izlemeyi yapabildiği ve isyancıların sadece ana gemisinin izlendiği belirtiliyor. E, öyleyse revir gemisi ve diğer destek gemileri neden başka yönlere kaçıp gitmiyor da keriz gibi yakıtları bitene kadar ölümü bekliyorlar?

Hiperuzaydaki bir cismin (Holdo’nun gemisi) fiziksel boyuttaki gemileri parçalayabilmesi eğlenceli bir efekt ama bu sahne ile film hiperuzay kavramına tuz ekmekle kalmıyor, o zaman neden hiperuzay roketleri kullanılmıyor ya da hiperuzaya çıkma kabiliyetleri olan X-wing’ler, neden destroyerlere ya da Death Star’lara kamikaze yapmıyor gibi bin tane saçma soru ortaya çıkartıyor. İki güzel efekt ve biraz drama için buralara kadar gitmeyin.

Aslında bu şekilde tartışılan pek çok konu var ama ben bunları çok da önemsemiyorum. Aşırı bariz olmadığı ve herhangi bir şekilde açıklanabilir olduğu sürece, uzayda patlayan gemilerin olduğu bir evrende tutarsızlık aramam. Tek beklentim, filmlerde belli başlı öğelerin belirlenip araları doldurulurken aşırı tembelliğe kaçılmaması. Yakıt kavramı yerine ana geminin hiperuzay modülüne hasar verilebilirdi (The Empire Strikes Back’de kullanılmış bir öğedir) ve Holdo’nun kendini feda ettiği sahne hiç olmasa da olurdu. Neyse, ben nasıl Jar Jar Binks’i görmezden gelmeyi öğrendiysem, bunları görmezden gelmeyi de öğrenirim.

Sonuç

Önceki yazımda belirttiğim gibi The Last Jedi çok iyi bir film olmasına rağmen sagayı (önceki üçlemelerin ikinci filmlerinin bıraktığı kadar), sonraki filmi heyecanla bekletir bir noktaya bırakabildiğini düşünmüyorum. Bu konuda da filmin selefinin cezasını çektiğini düşünüyorum. Bunu da daha film çıkmadan önce defalarca dile getirmiştim. The Force Awakens 10 yıldır beklenen bir film olmasıyla, nostaljik etmenleriyle ve harika bir reklam kampanyasıyla, tabiri caizse bir “perfect storm” yaratıp, 2 milyarlık süper bir gişe yapmayı başardı ama filmden çıkan yetişkinlerin önemli bir kısmı kendilerini Star Wars’a karşı heyecanını yitirmiş buldu.

Bu da az şey değil. Bir filme “hype” trenine binmiş şekilde girmekle, beklentisiz biçimde girmek arasında muazzam bir fark vardır. Kayan yazılar akmaya başladığında yerinizde rahat oturabiliyorsanız, filmin sizi yakalaması çok zordur. Keza eski fanların bazıları, sonrasında gelen Rogue One ve The Last Jedi’a gitmemeyi seçerken, heyecansız şekilde giden kitlenin gözüne de bu iki filmdeki her şey batar oldu. Bu bir trende dönüşürse korkulan gişe kayıpları kaçınılmaz olur.

Bana kalırsa ne Rogue One, ne de The Last Jedi gördüğü negatif tepkileri hak eden filmler değil. Belki mükemmel de değiller ama şartlar göz önünde olduğunda daha iyisini yapabilecek babayiğit azdır. Hele ki internette bağrınan kalabalık dinlense filmin daha iyi olacağını hiç mi hiç sanmıyorum. LucasFilm’in bundan sonraki amacı onları dinlemek değil, onları fazla kızdırmamak olabilir olsa olsa.

Çünkü açıkçası şu da önemli bir soru: gerçekten yetişkin fanları üzmeyecek bir film yapılabilir mi? Benim buna cevabım yok, sadece gönlümden “evet” demek geçiyor. Ama Disney bunun yapılamayacağını gördüyse, belki de tamamen yeni kuşağa hitap etmek ve yeni fanlar kazanmaya çalışmak, uzun vadede daha doğru bir ticari hamle olabilir. Bunları hep zaman gösterecek.

Ama ben buradan bir ders çıkaracak olsam, bir kere gönül rahatlığıyla söylüyorum, yeni üçlemenin yazarlığında Rian Johnson’dan vaz geçmezdim. Serbest bırakıldığında daha da iyi işler çıkartacaktır. Zaten tüm filmleri kendi yöneteceğini düşünmüyorum, o konuda da biraz daha kalifiye isimlerden destek alırdım. Yaratıcılık konusunda ne kadar serbest kalırsa o kadar iyi, ancak film ve evren içi tutarlılıklar konusunda belli ki daha sıkı bir danışmanlığa ihtiyacı var. Bu konuda da elinin altında Pablo Hidalgo, hatta Dave Filoni gibi isimler varken çok zorluk çekmeyecektir. Yukarıda pek çok kez vurguladığım gibi alınacak asıl dersler The Last Jedi için değil, The Force Awakens için olurdu.

İnternet çağında yarım yamalak gizemler bırakıp milyonları teori üretmeye sevk etmemek, bu derece nostaljiye abanmamak ve filmin sonunda öykünün gideceği yeri serbest bırakmak, benim kişisel olarak gerekli gördüğüm noktalar ve The Last Jedi üçünde de başarılı oldu. Ben planlanan sonraki üçleme için şimdiden heyecan duymaya başladım ve bir fan olarak bu bile tatmin edici bir his. Belki özlediğimiz genişlikte macera ve savaşları, yenilikçiliği yeniden görebiliriz. Umarım fazla iyimser değilimdir.

Yorumlar

  • Abidin Baran Sahin

    x.y şimdide yetmedi z kuşağı çıktı.
    Zaten x,y ne zaman bir filmden hoşlanmasak fanatiklerinin,savunmak için kullandığı bahanelerin başında geliyordu. bu arada bu terimleri sürekli kullanmak daha entellektüel görünmenizi sağlamıyor
    Star Wars ;The Force Awakens=new hope 2.0 yaparak 30 yıllık beklentiyi hayal kırıklığına (ve hakarete uğrmışlığa)çevirip 30 yaş üstü kesim için çoğunlukla bitiren…
    the last jedi ‘yi % 70 empire stikes back yaparak son kredisinide harcamış bir seridir.
    1 yı önce serinin geleceğine yönelik yazdıklarımda çıktı .
    Yapılması planlanan /çekilmekte olan (Han solo ,Boba fett,Ben kenobi) filmleride gelecek beklentisi olmadığının itirafıdır.Tümü orjinal üçlemedeki karakterlerin geçmişi üzerinedir.

    • “daha entellektüel görünmenizi sağlamıyor” ne demek şimdi? Yazan binlerce kelimelik araştırma yapmış, kimseye saldırmayan düzgün bir üslupla yazısını yayınlamış sizin derdiniz neydi ki şimdi?

    • Gecimen

      Selamlar, kuşak isim ve tanımları evrenseldir. Kuşaklar arası davranış ve dünya görüşü farkları olduğunu görmemek imkansız. Wikipedia benzeri bir kaynaktan da dilediğiniz gibi okuyabilirsiniz. Mutlaka da okuyun.

      Burada filmin kahraman tiplemeleri üzerimden iletilen mesaj değişimi iddiası zaten Devrim Kunter’e ait, bunlar entellektüel görünmemizi sağlıyor mu bilmiyorum ama yanlış anlaşılmamızı sağlamış görünüşe göre. Ben bir tespit dile getirdim, amacım ne filmi savunmak ne de eleştirileri haklı çıkartmak. Bir olgu var ve bunu dile getiriyoruz.

    • Konan Adalı

      Yazıyı okumamışsın gibi görünüyor. Ayrıca X,Y,Z kuşağı çokça bilinen terimler bunların entelektüel gözükmek için kullanıldığını ancak cahiller ileri sürer ayrıca entelektüel gözükmenin neresi yanlış bir kişi zaten bilgiliyse bir çaba sarf etmeden kendiliğinden öyle gözükür, öyle olmadığı halde entelektüelmiş gibi davranan kişi zaten kendini aşırı şekilde belli eder bence incelemenin tamamıda olması gerekildiği gibi bir üslupla yazılmış. Sayfalarca yazının içeriği hakkında takıldığın tek nokta bu mu yani!

      • Abidin Baran Sahin

        Neye datanak okumadığıma karar verdin

    • Süha Başaran

      Basitçe yaş gruplarından bahsetmiş işte.kızmanıza gerek yoktu Abidin bey 🙂

  • Erdal Gencer

    Çok güzel yazmışsın, eline sağlık, yazıda katılmadığım yerler şunlar, bundan daha iyisini yapacak babayiğit yok demişsiniz, bunu bilemeyiz. Ben popüler kültür kafasını sevmediğim için, kapitalizmin de bunu çok sevdiği için, evet sevebilecek bir star wars çıkmayacağını kestirmeliydim. Ama çok fena sevmedim, acayip soğudum, artık heyecanla star wars beklemeyeceğim. İyi bir film miydi? Benim görüşüm değildi, yani bence star wars olmasaydı eğlencelik bir uzay filmi olarak görüp geçerdim. O yüzden, star wars demek epik demek iken, kepekli ekmek kadar hafif kalmış, filmini şurası kötüydü burası kötüydü demicem, yoruldum çünkü bunları söylemekten. Ama yaratılan bir evrenin kendi içinde tutarlı olması lazımdır, bunu yapamazsan paralel evren muhabbeti açarsın. Eğer aynen devam ediyorsan, fiziktir, hikayedir, atmosferdir bunları hızlı ve öfkeli yapmak onu kötü yapar, başarısız yapar gözümde. Yeni nesle tüm bu bozunumu gerçekleştirmeden de filmi yedirebilirsin, ona uygun da lezzet katabilirsin. Lucasın eski filmlerinde ufak tefek mantık hataları, bi kaç yerde esprili dil kullanılmıştır ama bunu afiyetle yapmışlar ki sırıtmamıştır ve star wars ruhu bozulmamıştır.

    Film geçer not alacak çünkü birincisi disney, ikincisi de o kadar para harcanmış ki düşünmeden, random izlerken bi eğlence, oyunculukların çoğu idare eder, bi kaç tanesinde tiyatral oyunculuk ve görüntülerde kalite var. Bence fanlar bölünmedi, zaten “star warsı bölünmez bütün olarak seven fanlar” hep bi yerdeydi, “star wars fanlar”ı başka bi yerdeydi.

    • Gecimen

      Bu şartlarda bundan iyisini yapmak zor derken, şartlardan biri de kapitalizm ve onun Hollywood’daki bayrak gemilerinden Disney.

      Blade Runner 2049, pek çok hatasıyla birlikte nefis bir film, belki bir gün kült olacak ama gişede battı. Bu da Disney’in dünyasında yok.

      Bu arada yukarıda saydığınız iki gruba da girmiyorum.

  • Exile

    “Luke, Kylo Ren’i uykusunda öldürmeyi düşünecek noktaya nasıl geldi?” sorusunu es geçip doğrudan “akademiyi yürütme konusunda başarısız olunca….” noktasından cevap vermeye çalışmışsınız. Neden? Çünkü filmin kötü olduğunu bir türlü içinize sindiremiyorsunuz ve bariz belli şeyleri bile bilinçsiz olarak es geçiyorsunuz.

  • Muammer Sarı

    “başkalarının yaptığı gibi internette dönen geyikleri kendiminmiş gibi yutturmaya çalışmayacağım.”

    Hocam bunu derken bel altı çalışmışsın, ama yalan yok benim de gözüme battı.

    • Süha Başaran

      Bence bunu buşekilde belirtmenin gereği yok bence .İnternet kullanan 1milyar insan var bunların yüzbindebiri bile starwars hakkında birşeyler düşünce 10bin düşünce çıkar ortaya.sizin düşündüklerinizi başkasının düşünmüş olma ihtimali bu kadar yüksekken bence bu tür beyanatlar yazının kalitesini aşağı çekiyor.

  • Süha Başaran

    Gökçe Bey, bugün internette şuna rastladım belki ilginizi çeker https://qz.com/1169393/disneys-star-wars-films-have-earned-more-than-lucasfim-was-bought-for/