Kahramangiller

Train to Busan: Kore İşi Zombi Ekspresi

Train To Busan filminin konusu: Yıkıcı ve durdurulamayan bir virüs Güney Kore’yi vurur. O esnada Seul’den Busan’a gitmekte olan bir hızlı trenin yolcuları hayatta kalma mücadelesi verir.

Bu zamana kadar çok farklı dallarda ve konularda hem film hem dizi hem de anime yazısı yazdım. Ama hiç Güney Kore yapımı bir zombi filmi izleyip üstüne bunu beğenip, bir de yazıya dökmek aklımın ucundan bile geçmezdi. Anlaşılan o ki, olmaz demeyip ön yargılı olmamak gerekiyormuş.

Zombi gerilim türünü sevenler için ilaç gibi gelecek bir film var karşımızda. Karısından boşanmış olan Seok-Woo, annesi ve 9-10 yaşlarındaki kızı Su-an ile beraber yaşamaktadır. Son derece aşırı bencil, işkolik bir baba figürüdür. Kızını sürekli ihmal eder, isteklerinden bi habersizdir. Kızının sürekli annesini görme  ısrarlarına daha fazla dayanamaz ve onu Busan’a, çok özlediği annesinin yanına götürmeye karar verir. Böylece başkahramanımız kızıyla beraber Seul’dan Busan’a gidecek olan hızlı trene biner. Aslında asıl film burada başlar.

Ülkeyi yavaş yavaş ele geçirmeye başlayan virüsten trendeki yolcular habersizdir. Bütün filmlerde klasik olan trenin tam hareket edeceği son anda virüs kapmış bir hasta trene biner ve olaylar başlar. Yönetmen Sang-ho Yeon’un anlatımında önemli detaylar dikkat çekiyor. Bunlardan bazılarına yakından bakalım. İlk olarak sakın trende zombilerle sıkışmış insanların klasik mücadelesi gibi düşünmeyin. Çünkü izleyiciye sadece basit korku-gerilim filmi sunmuyor, zaten öyle olsaydı burada yazıya dökmezdim. Aynı zamanda müthiş bir dram ve hayatta kalma dersi veriyor. Fedakarlıklar, gerçek sevgi, nefret edilesi karakterler ve en önemlisi ilişkileri iyi olmayan baba-kız ilişkisi. Bir zombi filmi düşünün;  Filmde bazen gerilim dozajı çok fazla yükselirken bazen de çok ağır bir dram söz konusu. Filmi izleyenler içinde ağlayanlar bile var o derece. Valla benim bile yer yer gözlerimin dolduğunu söyleyebilirim.

Seok-Woo kızıyla birlikte zombilerden kaçarken

Train To Busan filmindeki zombiler biraz bize World War Z deki zombileri hatırlatıyor. Zombilerin çok fazla çevik olması diğer zombi filmlerine göre aksiyon ve gerilimi tavan yaptırıyor. Böylece izleyici hiçbir dakikasından sıkılmıyor. Kızını pek düşünmeyen, bencil bir baba figürü olan Seok-Woo’nun film ilerledikçe evrilmesi görülmeye değer. Kızı Su-an adeta babasına insanlık dersi verip doğru yolu gösteriyor. Filmin müthiş can alıcı sahneleri var. Busan’a giderken zombiler yavştan kendilerini yolculara hissetirmeye başlıyor. Herkes bi çıkış, kurtuluş ve kendi canını kurtarma derdine giriyor. Can alıcı sahnelerden bir bundan sonra yaşanıyor. Busan’a giderken temiz olduğu söylenerek durulan bi istasyonda yaşanıyor. Herkesin trenden inip askerlerden yardım geleceğini sandığı zamanda aslında tüm askerlerin hastalık kapmış olduklarını gördüklerindeki trene kaçma sahnesi görülmeye değer. Hızlı koşan zombi fikri gitgide popüleritesini arttırdığı şu zamanlarda bu filmde de çok iyi uygulanmış. Böyle oluncada izleyiciyisine gerilim-aksiyonu bol sahneler vaat ediyor.

Hadi şu zombileri haklayalım ekibi!

Diğer sahne ise; trenin bir ucunda sıkışık kalanların yakınlarına ulaşmak için zombilerin arasından geçerek yaptıkları peronlar arası yolculuk. İşte bu sahne seyirciyi on ikiden vuruyor. Zombilerin karanlıkta göremeyip sadece sese duyarlı olma fikri ise bu açıdan müthiş bir yenilik. Filmin bir başka başarısı; başrolleri bir kenera yardımcı oyuncuların oyunculukları ve karakter işleyişleri izleyiciyi kendine çekiyor. Özellikle Ceo pozisyonundaki elemanın benim dediğim olacak, herşeyi ben bilirim havalarındaki kasım kasım davranması insanın sinirine hayli dokunuyor. Bu herif yüzünden neler oluyo neler şimdi oraya tek tek girmeyeyim. Ama uzun zamandır bu kadar nefret edilesi bir karakter tiplemsi görmemiştim. İki ana duygu adete filmde savaşır halde. Ne olursa olsun insan kalabilmek adına yapılan fedakarlık ve hayatta kalabilmek için her yol mübahtır adına yapılan bencillik. Trenin dışındaki geçen sahneler pek yok ama olanlarda dolu dolu geçiyor.

Train To Busan

Sonuç

Çoğunlukla filmimiz hızlı trende geçse dahi, yine bir Güney Kore yapımı olan Snowpiercer  filmini sevenler bu filme bayılacağına eminim. Çünkü o filmdeki gibi bol bol aksiyon ve gerilim mümkün. Bu açıdan iki filmin çok benzediğini söyleyebilirim.  Benim gibi zombi filmlerini sevenlerin büyük çoğunluğu filmi sevecektir. Zaten IMDB puanı 7.5 bu tür filmler için hayli yüksek bir puan olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şöyle son zamanlarda kaliteli aksiyon-gerilim filmi izlemek isteyip de bulamayanlara ilaç gibi gelecektir. Train To Busan son zamanların kaliteli işlerinden biri. Bunun yanında dram tarafıda ağır basan filmimiz şiddetle önerilir.

Yorumlar