Kahramangiller

Yeni Hayaletler Yeni Avcıları Gerektirir: Ghostbusters

“Kimi arayacaktık?”

Hani civarda tuhaf şeyler olduğunda? Evi, mahalleyi, hatta tüm şehri hayaletler bastığında mesela?

Eh, bu sorunun cevabını artık çoğumuz biliyoruz. Hem de senelerdir. Bunun için hayalet avcılığını bir meslek haline getiren dörtlüye ne kadar teşekkür etsek azdır. Onları çok seviyoruz. Hayatımıza ilk girdikleri seneleri unutamıyoruz. Şakalarına, meselelere kendi tarzlarında, kendilerine has “cool” tavırlarıyla müdahale etmelerine bayılıyoruz. Onların yeri çok başkaydı, “Ghostbuster” tabirini bize belleten, New York şehrini ve bütün dünyayı hayaletlerden kurtaran onlardı.

Biliyoruz, bu konuda hepimiz hemfikiriz. Ama…

Ama macera devam ediyor, etmek zorunda. Hayalet avcılığı müessesesi devam etmek zorunda. Bu müessesenin birileri tarafından devam ettirilmesi bizim için çok önemli, öyle değil mi?

maxresdefault copy

Evet, unutulmaz macera devam ediyor. 2016 New York’unda şehrin birçok noktasında, bilinmeyen bir güç tarafından tetiklenmişçesine, birbiri ardına ortaya çıkan paranormal olaylar şehri huzursuz etmeye başlıyor. Tarihi binalarda, metro istasyonlarında ortaya çıkan hayaletlere birileri dur demek zorunda. Onları çok iyi tanıyan ve hayaletlerden korkmayan birileri. Bir kez daha.

İşte bu noktada karşımıza, birbirinden zeki, birbirinden yetenekli, birbirinden tatlı dört kadın çıkıyor. Kader bu kez hayalet avcılığı müessesesini devam ettirmeleri için onları bir araya getiriyor. Ve çok da güzel oluyor. “Olmamış” diyenlerin, “olamaz” diyenlerin, “olabilir mi” diyenlerin inadına, evet oluyor.

Ghostbusters-Kate-McKinnon-Melissa-McCarthy-Kristen-Wiig-Leslie-Jones copy

Orijinal filmlerin büyük bir hayranı ve devam filmlerine herkes gibi şüpheyle yaklaşan biri olarak, ben de yeni Ghostbusters filmi konusunda başlarda herkes kadar kaygılıydım. Kaygılarımın sebebi birçok insanın cinsiyetçi tutumundan (evet, altını çizerek CİNSİYETÇİ diyeceğim) çok farklıydı elbette. “Kadınlar yapabilir mi?”, “Abi bu kadın işi mi?”, “Kadın hayalet avcısı mı olur?” gibi yorum ve düşüncelerle henüz ortaya nasıl bir iş çıkacağını görmeden, bilmeden filmi karalamak gerçekten enteresan bir kafa ve başka bir sebeple açıklanamıyor bende çünkü. Her neyse, tabii ki benim kaygılarımın esas sebebi, çocukluğuma ciddi anlamda damgasını vurmuş bir filmin başarılı bir uyarlamasını seyredip seyredemeyeceğime ilişkin, herkesin sahip olabileceği kaygılardı. Yoksa, zaten ilk iki filmin de birer sanat filmi olmadığının, son derece eğlencelik işler olduklarının ve zaten filmi böylesine klasik mertebesine yükselten şeyin de oyuncu kadrosunun bu işi gerçekten eğlenerek yapmış olması olduğunun farkındaydık. Henüz bunun farkına varamamış olanlar bu filmden de bir şey beklemesinler. Ama böyle bir gerçeğin farkına varamamış olmak da, “hayalet avcılığı müessesesini” kavrayamamış olmaktır bence.

ghostbusters-2016-cast-proton-packs-images

Gelelim yeni filmin konusuna. Filmi özel gösterimde seyretmiş biri olarak, hiç spoiler vermemeyi umarak ufak bir özet geçeceğim, ancak yine de aşırı hassas olanlara SPOILER uyarısı yapmadan da geçmeyeyim. Erin Gilbert (Kristen Wiig), Columbia Üniversitesi’nde fizik hocalığı yapmaktadır ve üniversitedeki kadrosunu korumaya çalışmaktadır. Bilimsel yöntemlere sıkı sıkıya bağlı bir üniversitede çalışması onu, seneler önce ilgilendiği paranormal olaylardan da tamamen uzaklaştırmıştır. Ancak bir gün karşısına, seneler önce arkadaşı Abby Yates (Melissa McCarthy) ile kaleme almış oldukları ve hayaletleri inceleyen kitabın bir kopyasıyla karşısına çıkan bir adam görünce paniğe kapılır. Hâlâ bir yüksekokulun laboratuvarında, çılgın mühendis Jillian Holtzmann’la (Kate McKinnon) birlikte deneylerini yürütmekte olan Abby’yle konuşmaya giden Erin, kitabı arkadaşının yeniden bastırdığı ve internete koyduğunu anlar. Artık paranormal olaylarla ilgilenmeyen Erin, kitabın ortadan kalkmasını ister, ancak bu sırada New York’ta tarihi bir bina olan Aldridge Malikânesi’nde ortaya çıkan bir hayaleti incelemeye giden ekip, gördükleri karşısında bir şeyler yapmaya karar verir. Önce sırf yardımı karşılığında kitabın internet satışının durdurulmasını talep etmiş olan Erin burada gördüklerinden de etkilenince, Abby’le çalışmayı kabul eder ve ekip kurulur, mütevazı bir mekân kiralanır. Çok geçmeden, Manhattan metrosu çalışanı Patty Tolan (Leslie Jones) da bir hayalet görür ve ekibe başvurmaya gittiğinde onlarla çalışmak istediğini dile getirir. Resepsiyonistlik başvurusu için tek görüşülen aday olan yakışıklı ama oldukça kıt zekâlı Kevin (Chris Hemsworth) de işe alındıktan sonra, ekip yeni maceralara atılmaya hazır bir hale gelir.

ghostbusters-chris-hemsworth.0.0

Şimdilik bu kadarıyla yetinmek istiyorum çünkü film, orijinal serinin meraklıları için de, Hayalet Avcıları’yla ilk kez tanışacak olanlar için de çok şey vadediyor. Öncelikle şunu belirteyim, orijinal seri ve karakterlerle yeni filmin bir bağlantısı bulunmuyor. Yalnızca cameo rollerde sizi birçok sürprizin beklediğini söyleyebilirim. Bunun dışında hikâye oldukça iyi, araya serpiştirilen espriler çok başarılı ve oyuncular bu esprileri yedirebilecek kadar yetenekli. Özellikle Holtzman ve Patty Tolan karakterleri gerçekten çok iyi yazılmış ve oyuncular tarafından da mükemmel kotarılmış. Film boyunca bir an sıkıldığım, bir an zoraki güldüğüm ya da gereksiz bulduğum herhangi bir şaka olmadı. Eğlencenin de şakaların da dozu çok iyi ayarlanmıştı. Eski karakterlerin bazı özellikleri yeni karakterlere güzelce giydirilmişti ve özellikle dört kadının, yakışıklı ama mankafa Kevin’le olan ilişkisi ve Chris Hemsworth’un komedideki başarısı da takdire şayandı.

Eski ve yeni kadro bir arada

Eski ve yeni kadro bir arada

Bence önyargılarınızı bir an evde unutun ve biletinizi alıp hafta sonunuzu Ghostbusters’la şenlendirin. Gerçekten eğlenecek, çok gülecek ve eğer yeterince objektif bir seyirciyseniz bu uyarlamayı da beğeneceksiniz.

Şimdiden keyifli seyirler.

Yorumlar