Kahramangiller

Yeniden Yazılmaya Çalışılan Amerikan Tarihi: American Sniper

On dakika oluyor filmi izleyip bitireli. Nasıl mı hissediyorum; Gaza gelen kısmım Kaptan Amerika ile başlayan ve hayatımda Jamie Foxx’dan nefret etmemi sağlayan KINGDOM ile devam eden, AMERİKAN propagandasına “alırım bir dal” diyor, “lanet olası IRAK’lılar” diyor.

For The God And Country! GERENIMO!

Fakat filmi objektif izleyen tarafım ise Bradley Cooper’ın çok iyi bir oyuncu olduğunu ve Amerikanın kendi kahramanlarını yaratıp, buna inanacak derecede saf olduklarını, bir film ile gaza gelebildiklerini söylüyor. Zira Irak’ta akıl almaz şeyler yapan sanki Amerikan askerleri değil Iraklılarmış gibi gösteriliyor.  Evet savaş’ta kimse masum değildir, fakat başka bir gerçek var ki;  Amerika’nın gittiği yerlere götürdüğü şey sadece demokrasi değil.

The Bad, The Good, The Ugly!

Spagetti Western’in gediklisi olarak sinema hayatına başlayan ve Gran Torino ile kendisine saygı duymaya başladığım abimiz (Milyon Dolarlık Bebek pop corn filmi idi bana sorarsanız.) Clint Eastwood (sırf soyadı için bile saygı duyarım ben bu adama) uzun sayılabilecek bir aradan sonra, Bradley Cooper’ın müthiş oyunculuğunu arkasına alarak savaş draması çekmek istiyor; nispeten başarılı oluyorda hani.

TA3A5741.DNG

Ahlaki değer sorgulama ve savaş etiği ile açılış yapan filmimiz, tam dananın kuyruğu kopacak iken karakterimizin hayatına giriş yapıyor ve tabiri caiz ise şimşek gibi bir özetle, neden S.E.A.L.S’a katıldığını anlatıyor. Şimşek gibi dediysem, hakikaten şimşek gibi toplam 15 dakika bile bakmıyorsunuz karakterimizin hayatına.

Benim daha önce filme konu edilen, daha doğrusu otobiyografisi filme alınan adamdan haberim yoktu.

Kendisi “Chris Kyle” adında, Teksas’lı rodeocu olma hayali ile yanıp tutuşan bir Amerikan vatnadaşı iken, bir elçiliğe yapılan saldırı ile gaza gelip hemencecik “asker oljam ben” deyip  S.E.A.L.S’ a katılıyor. (S.E.A.L.S; Navy SEALs ABD Donanması’nın özel kuvvetleridir. İsimlerindeki SEAL kelimesinin anlamı SEa=deniz,Air=hava ve Land=yer anlamına gelir. Bu özel kuvvet birimi, konvansiyonel olmayan savaş, anti-terörizm, direkt saldırı ve özel keşif görevlerinde kullanılır. Birçok ülkede bahriye komandoları olarak bilinir.)

Irak’ta görev yaptığı süre zarfı boyunca; 160 adam öldürmüş (çeşitli rakamlar var fakat ben filmi baz alıyorum); 3 tur görev yapmış yani toplamda 4,5, 5 yıla yakın bir süre görev yapmış. Kendisine ise “Ramada Şeytanı” diye bir takma isim verilmiş Irak militanları tarafından.

Şimdi ilk olarak; ben çok fazla film izlerim kendi bilgisayarımda 255 filmlik bir dijital arşivim var. En sevdiğim film türünün başınıda militarist ve espiyonaj yani casusluk filmleri çeker. Bu konuda çok araştırır çok okurum. Splinter Cell’in hastasıyımdır, en sevdiğim filmde Body Of Lies’dır.

americanSniper1

Bu detayı size neden verdim? Çünkü filmi bu türün gedikli bir izleyicisi olarak izledim ve ne yazık ki benden sınıfta kaldı bazı yerlerde.

Peki neresi oralar?

Bir kere eğitim  kısmında sınıfta kalıyor film. Zorluk hissinden uzak, çekmek için, gerekli olduğu için çekilmiş eğitim sahneleri izliyorsunuz ve zaten topu topu üç sekansdan oluşuyor bu eğitim macerası. Nasıl olmalıydı derseniz de size; G.I. Jane (Jane’İn Zaferi) Ve Lone Survivor (Son Kalan) filmlerini öneririm. Eğitim sahneleri gerçeğe çok yakınlar zira.

CGI’lar fazla sırıtmış durumdaydı filmde; savaş sahnelerinde ki helikopterler belli ki CGI ile oturtulmuş bağırıyorlar “ben görsel efektim hacı” diye. Ama çok da sırıtmasın artık değil mi, altı poligandan yüz binli poligonlara geçiş yaptığımız şu günlerde.

Yorumlar